YGA Zirvesi 2011 İzlenimlerim ve 2012 İçin Adaylara Öneriler…

Beni YGA (Young Guru Academy) gönüllü adayı olmaya iten neden neydi hatırlamıyorum.  Başvuruların kapanmasına 1 hafta kala bir anda karar verdim ve ne iş yapar pek bilmediğim bir oluşum için başvuruda bulundum.

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda bir Zirve düzenlenecekti ve bu zirveye katılmak bana hiçbir şey katmasa bile YGA’nın ne olduğunu, ne iş yaptığını öğretecekti.  Bu bile bir kazanç diye düşünerek başvuruda bulundum.

yga yeni logo


Başvuru formunda hayallerimin ne olduğu ve bu hayalleri nasıl edindiğim, yani kimden/kimlerden etkilenerek edindiğim soruluyordu. Ya da tam olarak böyle sormasalar bile, sorulardan ben bu sonuca ulaştım. Tüm sorulara içimden geldiği gibi, google’dan kopya çekmeden cevap verdim. Böyle bir yazı yazmamdan da anlayacağınız üzere zirveye katılım başvurum kabul edildi.

Zirve sabah 9 gibi başlıyordu ve İzmit’ten İstanbul’a gidebilmek için çok erken bir saatte yola çıkmak gerekiyordu. YGA’nın organizesiyle, yaklaşık 1 otobüs dolusu genç yollara düştük. Bir de başka/uzak şehirlerden gelenler var. Onların durumunu/ne zaman yola çıktıklarını düşünemiyorum bile.

Otobüste, salona girebilmemiz için YGA bileklikleri verdiler bize. Lütfi Kırdar’a ulaştığımızda uzun bir kuyruk vardı. Zor da olsa içeri girebildik. Söylenene göre 50.000 civarında kişi başvurmuştu ve salon kapasitesinden dolayı 2.000 kişi katılabilmişti zirveye.

İnsanlar ne düşünüyor bilmiyorum ama Lütfi Kırdar, benim gözümde, böyle bir kalabalık karşısında sınıfta kaldı. Salona giriş-çıkışlar ve wc sırası tam bir işkenceydi.  Konuşmalardan sonra YGA gönüllülerini seçen ekiple tanışabileceğimiz aralar verildi. Salondan kaynaklanan yığılma nedeniyle bu aralar pek verimli değerlendirilemedi. En azından benim gözlemim bu.

Tüm konuşmaların tamamını aktarmam mümkün değil, not aldığım her şeyi de paylaşmak istemiyorum. Çünkü ne kadar yazarsam yazayım Zirvenin muhteşem atmosferini size yansıtabilmem mümkün değil. Anlatacaklarım, zirveye katılmayı düşünenlerin fikir edinmesi için hazırlanmış kısa bir özetten ibarettir.

Zirveye dönmek gerekirse sahneye ilk çıkan YGA’nın kurucusu Sinan Yaman, herkesin ona seslendiği şekliyle Sinan Abi oldu. “Başarıları paylaşacak yüce ruhlu insanlar arıyoruz” dedi Sinan Abi. Bu kimselere YGA’da “Hayal Ortağı” diyorlarmış ve işleri de sürekli olarak “İleri Besleme” yapmakmış. “Lider, yarını bugüne getirendir” dedi ve ekledi: “İleriyi gördüysem, devlerin omzuna bastığım içindir.” “Kendine ve dünyaya aç ve açık olmak” liderin olmazsa olmaz özelliklerindenmiş. Bu özellikler size verilecek olan YGA tanıtım kitapçığında yer alıyor zaten. O yüzden konuşmanın bu kısımlarından bahsetmeme gerek yok.

Sinan Abi liderin 6 E’sinden de bahsetti: envision (kafasında canlandırmak), engage (bir araya getirmek), energize (güç vermek), enable (imkan vermek), execute (hayata geçirmek), evaluate (değerlendirmek). “İşe alırken 3 özelliğe bakarım” dedi: zeka, enerji ve dürüstlük. “Üçüncüsü yoksa ilk ikisi sizi mahveder” diye ekledi.

Dediğine göre “YGA öz geçmişle değil, öz gelecekle” ilgileniyormuş. Bu, YGA gönüllülerinin çoğunun Türkiye’nin en önemli okullarında okuyor olması eleştirisine verdiği bir cevaptı. O kişiler okulun getirdiği “etiket” aracılığıyla değil, sahip oldukları yetenekler dolayısıyla seçildiler demek istedi.

Etiket konusu ile ilgili olarak “metrodaki kemanist” hikayesini de anlattı. Akşamki gösterisinin biletleri yüksek fiyattan satılmasına rağmen aylar öncesinden tükenen kemanist sabah metroda kimliğini gizleyip keman çaldığında çok az kimse onunla ilgilenmiş. Bu örnekten yola çıkarak “Kemanı nerde çalığınızın bir önemi yok, önemli olan nasıl çaldığınızdır” dedi ve bizleri YGA gönüllüsü olmaya davet etti..

Sonrasında Hüsnü Özyeğin sahneye çıktı. Hepimize örnek olması gereken hayat hikayesini anlattı. Ben size hayat hikayesini anlatmayacağım, konuşmasından çıkarttığım sonucu paylaşacağım: Önce bir yol haritası çiz, sağlam bir ekip oluştur, çalışmalarını ekiple birlikte yürüt, ekibin o işte uzman olması şart değil (yönetim kadrosundan bahsediyor) lider özelliği olsun yeter. Ayrıca organizasyonda önemli olan en alt kademedeki insanları motive etmektir diye de belirtti.

Sonrasında Mustafa Çağan sahnedeydi. Konuşması sosyal sorumluluğun önemi üzerine kurulmuştu. Özgüveni olan, olumlu düşünen, empati kuran, başkalarıyla birlikte çalışmasını seven, yaşadığı dünyaya değer katan, kendini geliştirebilen,  fark yaratan, sosyal sorumluluk projelerinde görev yapan kimselerin itibarlı şirketler tarafından tercih edildiğinden bahsetti.

Tüm konuşmacılar ve konuşmalar birbirinden değerliydi. Önceden de belirttiğim gibi bunların hepsini paylaşmak mümkün değil.  Paylaştığım bu 3 isimle yetinmenizi rica ediyorum. Zirvede sahneye çıkan diğer isimler ise Ahmet Bozer, Enis Güray, Murat Kolbaşı, Cihangir Kavuncu, Norbert Klein ve Selen Kocabaş  idi. Her birinin hikayesi ayrı bir kazançtı. 

Zirve, Selim Altınok ve Kerim Altınok kardeşlerin ve Altı Nokta Körler Derneği'nin düzenlediği gösterilerle iyice renklendi. Gördüm ki insanın dünyasının renkli olması demek, o renkleri görebilmek değil, o renklerin değerini bilmek demekmiş.

Sonuç olarak YGA Zirvesi, liderlik konusunda ders vermek amacıyla düzenlenen bir organizasyon değil. Amaç; YGA’yı ve faaliyetlerini tanıtmak; ne tür gönüllüler aradıkları hakkında bilgi vermek. Benim konuşmalardan çıkarttığım özetler ise işin artısı sanırım.

Peki YGA nedir? Zirvede bunun cevabını alacaksınız. Ama ben bir girizgah yapmakta fayda görüyorum. Gençleri gerçek liderler ile buluşturan ve tecrübelerinden yararlanmasını sağlayan, onların daha duyarlı ve paylaşımcı bireyler olmasına öncülük eden, çeşitli projeler ve kamplar ile gelişimlerine katkı sağlayan bir Sivil Toplum Kuruluşu. Zirvede göreceğiniz, konuşmacılar da dahil herkes YGA gönüllüsüdür. YGA gönüllüsü olmanız halinde o isimlerle çeşitli projelerde birlikte olmanız muhtemeldir.

Eminim pek çoğunuz, belirli bir ücret karşılığı düzenlenen ve sonunda sertifika verilen organizasyonlara katılmışsınızdır. Hatta bunların kampanyalı olanları da var. Sadece 1 seminere katılıyorsunuz, karşılığında 4-5 tane sertifika veriyorlar. Amacınız sertifika tarzı kazanımlar ise onlara yönelmenizi öneririm.  Ama daha ciddi kazanımlar peşindeyseniz YGA kesinlikle doğru yer.

2012 için başvuru yapacak arkadaşların cep telefonu ile 5 TL ödemesi gerekiyor. Ki bu, oldukça sembolik bir ücret. Çünkü ulaşım ve yemek masraflarınızı YGA karşılıyor. Üstelik bu sene başvuruları Mayıs ayına çekmişler ve  Facebook, Twitter, Linkedin gibi sitelerdeki hesaplarınızı da sorguluyorlar. Artık daha da ince eleyip sık dokuyorlar yani.

Peki kimler başvuru yapabiliyor? Sanırım yaş sınırı 30. Lise öğrencileri ve Üniversite öğrencileri/Genç profesyoneller diye başvuruları kategorilere ayırmışlar. Bu gruplardan birisine dahil olduğunuzu düşünüyorsanız başvurunuzu yapın.

Başvuru sürecinde tamamen kendi cevaplarınızı vermenizi öneririm. İnternetten bu sorulara kalıp cevaplar bulmanız veya başka adayların forumlarda ve sosyal medyada yaptığı paylaşımları görmeniz mümkündür. Kesinlikle onlardan uzak durun, kendiniz olun. Başvurunuz kabul edilirse Zirveyi en iyi şekilde değerlendirmenizi öneririm. Bolca not tutun ,kırmızı kazaklı gönüllülerle fikir alışverişi yapın, kırmızı atkılı seçiciler ile sohbet edin, diğer gönüllü adayları ile tanışın, sponsor standlarını inceleyin vs. Ayrıca Zirve gün boyu süreceği için aralarda atıştıracağınız şeyleri önceden almanız sizin faydanıza. Orada alabileceğiniz bir yer yok çünkü.

Zirveyle ilgili aklıma gelenleri paylaştım. İşin bir de gönüllülüğe geçiş kısmı var. Zirve bittikten sonra bir başvuru formu daha açılıyor. Burada, zirveden ne kazandığınız ve kendinizi neden YGA bünyesinde görmek istediğiniz sorgulanıyor. Bu seferki başvuru formunda yaklaşık 10 tane soru var.  Daha önceden bir şirketin staj/iş sınavına girmişseniz bilirsiniz, hiçbir insan kaynakları birimi sorularının önceden bilinmesini istemez. O yüzden soruları benden istemeyiniz, vermem mümkün değil.

Yalnız şunu bilin ki bu formda ikna kabiliyetinizi konuşturmanız gerekiyor. Zirvede tutacağınız notların burada faydasını görebilirsiniz… Seçici kurul başvuruları değerlendiriyor ve sizi belirli tarihlerde, belirli şehirlerde yapılan mülakatlara davet ediyor. Bu aşamayı göremediğim için devamını getiremeyeceğim maalesef. Ancak YGA ile ilgili bilmeniz gereken bir konu var; ilk senenizde kabul edilmemeniz sonraki senelerde de kabul edilmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Hatta YGA eş başkanları bile ilk senelerinde kabul edilmemişler.

Başvurularınızı http://zirve.yga.org.tr/ adresi üzerinden yapabilirsiniz. Son başvuru tarihi 30 Mayıs 2012. Zirve ise 24 Kasım 2012'de İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Zirveye 3500 kişi davet edilecek.

İlgilenenler için YGA Zirvesi 2012 Konuşmacı Listesi

Sinan Yaman - YGA- kurucu

Muhtar Kent - The Coca Cola Company - ykb & ceo

Ahmet Bozer - The Coca Cola Company - avrasya ve afrika grup başkanı

Tamer Özmen - Microsoft - ceo

Hüsnü Özyeğin - FİBA Holding - ykb

Candan Karabağlı - Abdi İbrahim - ceo

Nezih Barut - Abdi İbrahim - başkan

Adnan Bali - İş Bankası - ceo

Süreyya Ciliv - Turkcell - ceo

 yga zirvesi, young guru academy, yga zirvesine katılanlar, yga kongresi, yga zirvesi ulaşım, yga zirvesinde yaşananlar, yga 2011, yga 2012, yga mülakat, yga zirvesi konuşmacı listesi


Google'da Ara! | Yandex'te Ara! | Yazılar (RSS) | Yorumlar (RSS) | Sitemap

0 yorum:

Yorum Gönder

İlginç bilgiler, Biyografiler, Dekorasyon önerileri, Güzellik ipuçları, Edebiyat haberleri ve daha fazlası "Bilgilendiren Haberler"de...

- Yorumlarınız hemen yayınlanır.
- Reklam yapmak, HTML kullanmak, Link bırakmak serbesttir.
- Üye olmadan, Anonim olarak da yorum yapabilirsiniz.
- Yorumlarınıza cevap alabilmek için "Beni bilgilendir"i işaretleyin.
- Yapılan yorumlardan site sahipleri sorumlu tutulamaz!