Sosyal medyada yaptığımız paylaşımlara neden dikkat etmeliyiz? -- Haluk Levent örneği

image

Reklam üzerine yapılan araştırmalar göstermektedir ki mizah dozu yüksek ve vurucu içeriği olan reklamlar daha çok ilgi çekmektedir.

Sosyal medyada içerik paylaşımı konusunda benzer bir istatistiğe rastlamadım ama öyle tahmin ediyorum ki aynı durum burada da söz konusudur.

Özellikle twetter üzerinden gidecek olursak; 140 karakter sınırlaması ve nasıl daha çok retweet edilirim kaygısı birleşince bazen öyle şeyler söyleriz ki hiç istemeyeceğimiz durumlara düşebiliriz. 

Siz bir sürü şey söylersiniz ama kurduğunuz bir cümle bir takipçiniz tarafından paylaşılır; aynı cümle takipçinizin sizinle hiçbir alakası olmayan takipçisi tarafından da paylaşılır; bu paylaşma zinciri bu şekilde devam eder...

Bir söz vardır, mutlaka bilirsiniz: "söyledikleriniz, karşınızdakinin anladığı kadardır" diye. Bu sözü biraz değiştirip, sonuç yerine kullanacak olursak şöyle bir değerlendirme yapabiliriz: "sosyal medyada söyledikleriniz, takipçilerinizin paylaştığı kadardır!"

Böyle bir değerlendirme yapmak haksızlık olur mu? Bence olmaz. Çünkü sosyal medyanın dinamik yapısı bunu gerektirir; sosyal medyada olaylar hızlı ve dengesiz gelişir.

Herhangi bir twitter kullanıcısı ekranında gördüğü tweetleri okurken bu kişi bunu neden söylemiş veya bu sözü söyleyen gerçekten o kişi mi diye düşünmez veya zahmet edip de araştırmaz. Bunları yapanlar varsa da azınlıktadır.

Bu sonuca, sosyal medya her gün yayılan asılsız ölüm haberlerinden çıkarım yaparak kolayca ulaşabiliriz.

Söylediklerim daha açıklayıcı olsun diye bundan sonra örnek bir tweet üzerinden gideceğim. Yukarıda paylaştığım tweet, Haluk Levent'in yaklaşık 130bin kişinin takip ettiği resmi twitter hesabından atılmış.
Bu tweeti ilk gördüğümde, muzip bir sözlük yazarının yönettiği bir parodi hesaptan atılmış sandım. Ama öyle değilmiş... Muhtemelen Haluk Levent de bu tarz hesapları takip ediyor ki onların kullandığı üsluptan etkilenmiş. Ama atladığı bir fark var: o hesaplar sahte iken bu gerçek!

Haluk Levent bu tweeti attı da ne oldu?

140 küsür favori, 160 küsür retweet ve 2 de mention. Bu da şu demek oluyor: 160 küsür retweet ile bu tweet binlerce kişiye ulaşmış ve 2 kişi de içeriğin aslı ile ilgilenerek etkileşime geçmiş. Bir de atlanmaması gereken 130bin kendi takipçisi var tabi.

image

O tweeti gördüğünüzde aklınıza ne gelir? Benim aklıma, Haluk Levent'in sadece Kuyucak'ı değil, Rock'n Coke kadar büyük olmayan bütün dernek ve festival konserleri ile o konserleri düzenleyen kurum ve yerleşimleri küçümsediğini düşündüm. Bunun neticesinde de, benim zihnimde kendisine karşı olumsuz bir düşünce oluştu.

Olayın aslını ise "Haluk Levent böyle biri değildir, mutlaka bu işin içinde başka bir iş var. Kendisini severim, aklımda bu tweetle kalmasın, mutlaka bu işin aslını öğren" diye kendime telkinde bulunup, işin aslını araştırınca öğrendim. 

Peki benim yaptığımı kaç kişi yapmıştır? Bu tarz bir açıklamayı Haluk Levent değil de bir başkası yapmış olsaydı veya bir marka yapmış olsaydı yine bu şekilde merak edip bu işin peşine düşer miydim? Cevaptan emin değilim!

Bu yaşananları daha da somutlaştıralım...

En kötü ihtimal üzerinden gidiyorum... Haluk Levent o tweeti attı, 130 bin kullanıcısı bunu okudu. O da yetmezmiş gibi 160 kişi bunu retweet etti ve o 160 kişiyi takip eden binlerce kişi de bunu okudu. Bu tweeti okuyan yüz binlerce kişi, "yazıklar olsun sana Haluk Levent" dedi ve işin aslını öğrenmeden ekranında gördüğü diğer tweetleri okumaya geçti... Biraz daha sınırları zorlayalım: bu konu arkadaş dedikodularına malzeme oldu, işgüzar bir gazeteci veya blog yazarı bunu haber yaptı...

Geçmiş olsun Haluk Levent!

Bundan sonra olayın aslını açıklamak için atacağın hiçbir tweet o kişilere ulaşmayacak! 

Yine en kötü ihtimali değerlendirerek konuşuyorum: kimse olayın asıl yüzünü bilmeyecek; seni, o tweeti atan kişi olarak hatırlayacaklar! 

Bir mizah uğruna değer mi peki? O konu da Haluk Levent'in bileceği iştir.

Buraya kadar Haluk Levent üzerinden geldik. Sonucu da Haluk Levent üzerinden genelleyerek yapalım. 
Haluk Levent bu durumdan nasıl kurtulur?

Bu aşamadan sonra yapılacak hiçbir PR çalışmasının, aynı kişilere ulaşacağının garantisi yok. Dolayısıyla bu durumdan kurtulmanın en kolay ve garanti yolu, o tweeti hiç atmamak.
Sosyal medyada, "yanlış anlaşıldım, ben aslında onu demek istememiştim, söylediklerim çarpıtıldı, o açıklamalarımın devamı da vardı" gibi bahanelere yer yok. Söylemek istediğiniz neyse onu söyleyeceksiniz. Ve en önemlisi de 140 karakterin önemini kavrayacak; söylediklerinizin değerlendirmesini art arda attığınız tweetlerle değil, attığınız her bir tweet ile yapacaksınız.

Tek bir olay ve tek bir mecra üzerinden örnek vererek naçizane bir tavsiyede bulundum. İletişim profesyonel bir iştir, bunun bilincinde olmanızda fayda var.

mustafa arslan, sosyal medya yönetimi, sosyal medyada neler paylaşmalıyız, sosyal medyada neler paylaşmamalıyız, sosyal medyada yapılan yanlışlar, sosyal medyada yapılan hatalar, internette yapılan yanlış paylaşımlar, twitterdaki ünlüler, halkla ilişkiler, imaj yönetimi, itibar yönetimi, kriz iletişimi


Google'da Ara! | Yandex'te Ara! | Yazılar (RSS) | Yorumlar (RSS) | Sitemap

0 yorum:

Yorum Gönder

İlginç bilgiler, Biyografiler, Dekorasyon önerileri, Güzellik ipuçları, Edebiyat haberleri ve daha fazlası "Bilgilendiren Haberler"de...

- Yorumlarınız hemen yayınlanır.
- Reklam yapmak, HTML kullanmak, Link bırakmak serbesttir.
- Üye olmadan, Anonim olarak da yorum yapabilirsiniz.
- Yorumlarınıza cevap alabilmek için "Beni bilgilendir"i işaretleyin.
- Yapılan yorumlardan site sahipleri sorumlu tutulamaz!