Pek çoğumuz bir gün mutlaka bir iş başvurusunda bulunacağız. İş başvurusu yaptığınız şirketin büyüklüğüne ve kurumsallaşma derecesine bağlı olarak, yaptığımız başvuruların muhatabı insan kaynakları departmanı olacak.

Bir iş başvurusu nasıl yapılır; İşe alım sürecinde neler yapılır; İş görüşmesine gidilirken nasıl hazırlanılır; Mülakat süreci nasıl geçer; Kendimizi nasıl hazırlarsak işe kabul ediliriz gibi sorulara cevap ararken öncelikli olarak insan kaynakları departmanlarında çalışan kişilerin bakış açısını bilmek gerekir diye düşündüm.

Bu vesileyle kaynagiminsan.com sitesi ve İpek Aral Kişioğlu ile tanıştım.

ipek aral kişioğlu, insan kaynakları
İpek Aral Kişioğlu

İpek hanım bloğunda insan kaynakları ile ilgili pek çok konuda bilgi vermiş. Kendisi ayrıca çeşitli seminerlere konuşmacı olarak da katılıyor. İletişim sektörüyle birazcık ilgiliyseniz, kendisini daha önce mutlaka duymuş, görmüş veya izlemişsinizdir.

Ben de gerek seminerlerini gerekse bloğunu takip etmeye özen gösteriyorum. Dilerseniz videolarını bulup, hoş sesinden insan kaynakları ile ilgili pek çok şey öğrenebilirsiniz.

Çok şirin bir hanımefendidir. Son derece akıcı ve düzgün bir Türkçeye sahiptir. Sizi hiç sıkmadan, anlatacaklarını anlatır.

Kendisini çok severim. Bir gün bir iş görüşmesi yapacaksam İpek hanım gibi birisiyle yapmak isterim. Hatta umarım İpek hanımın ta kendisiyle yaparım o görüşmeyi.

Neyse…

İpek hanımın videolarda bahsettiği konulardan bir derleme yaptım. Tamamen alıntı olmasın diye, daha önceden edindiğim bilgileri de aralara sıkıştırmaya çalıştım. Şimdi onları sunuyorum sizlere.

İnsan Kaynakları Başvuru Aşaması

Takım elbiseli bir vesikalık fotoğraf çektirip kariyer portalına veya cv’nize ekleyin.

Kariyer portalındaki özgeçmiş alanını veya başvuru formunu özenerek, eksiksiz doldurun. Formlar biraz uzun ve sıkıcıdır. Ama başvuru formları sizin çıkaracağınız iş performansının bir göstergesidir. Bir nevi iş veren size ilk işini vermiş oluyor. Bu iş talebini reddetmeniz, işe alındığınızda size verilecek diğer iş taleplerini de reddedebileceğiniz anlamına geliyor.

Mülakata Gidiş Aşaması

Mülakata davet edilmişseniz mutlaka mülakata gidin ve en önemlisi zamanında gidin. Gidemeyecekseniz de gidemeyeceğinizi telefon edip, özür dileyerek haber verin. Kimseyi bekletmeyin.

Beden temizliğinizi ve kişisel bakımınızı yapın.

Mülakata giderken fazla abartmadan şık ve temiz giyinin. Güzel kokmaya özen gösterin. Kokunun derecesini de abartmayın, karşıdaki bundan rahatsız olabilir. Kıyafetinizin dekoltesinin ve ayakkabınızın çıkardığı sesin de karşıdakini rahatsız etmemesine özen gösterin.

Mülakata Giriş Aşaması

Mülakatın yapılacağı mekana girdiğinizde içeridekiler size elini uzatmadığı taktirde el sıkışmak için hamlede bulunmayın. İlk hamleyi karşı tarafın yapmasını bekleyin.

Sizin ve karşınızdakinin cinsiyeti ne olursa olsun, el sıkışırken ucundan gevşek bir şekilde tutmayın. Avuç içleri birbirine değecek şekilde karşınızdakinin elini sıkıca kavrayın ve kendinizden emin görünmeye çalışın. “İşi, kurbanlık pazarlığına dökmeden” süreyi kısa tutun.

Mülakat Aşaması

ik, insan kaynaklarıBeden dilinize çok takılmayın. Dilerseniz beden dilini doğru kullanmakla ilgili kitaplar okuyabilir veya seminerlere katılabilirsiniz. Ancak beden diliniz, anlatacaklarınızdan daha önemli değildir. Bu iş için harcayacağınız enerjinizi karşı tarafı etkileyip ikna etmeye harcayın.

Kişisel gelişiminize önem veriyorsanız, davranış modelleri ile ilgili olarak da kendinizi eğitin. Karşınızdaki insan çok sıcak kanlı olabilir, siz görüşme esnasında çok ciddi davranırsanız onu sıkarsınız ve görüşme verimsiz geçer. Karşınızdaki insan ciddi ise siz sevimli davranıp onu açmaya çalışırsanız yine onu sıkarsınız ve görüşme verimsiz geçer. Mümkün olduğunca karşınızdakine ayak uydurmaya çalışın.

Size sorulan sorulara cevap verin. Karşınızdaki kişi size bir soru sormuştur, siz de yarım saat konuşmuşsunuzdur. Ama karşıdaki kişi istediği cevabı alamamıştır. Bu yüzden verdiğiniz cevabın, size sorulan sorunun cevabı olduğundan emin olun. Boş konuşan kişi imajı yaratmayın.

Size klasik sorular, yetkinlik bazlı sorular ve bilmece tarzındaki yaratıcı sorular sorulur.

Neden bu işyeri, neden bu pozisyon, son okuduğun kitap, en beğendiğin lider tipi gibi sorular klasik sorulardır.

Yetkinlik soruları, o güne kadarki davranışsal becerilerinizi şirketin ihtiyaçlarıyla örtüştürmeye çalışan soru tipidir. Kriz yönetimi, iletişim becerileri, karar verme yetkinliği gibi pek çok konu bu alana girer. Mesela; "meydana gelmeden önce fark ettiğiniz bir problemi nasıl engellediğinizi, problemi nasıl çözdüğünüzü bana aktarır mısınız?" Bu tarz sorulara cevap verme kabiliyetiniz, hayattaki tecrübelerinizle doğru orantılıdır. Bilmece tarzı sorular ise ucu açıktır. Doğru cevaptan ziyade sizin yaratıcılığınızı, hazır cevaplığınızı vs. ölçer. Mesela; "sokaktaki rögar kapağı neden yuvarlaktır?" Bu sorunun kesin bir cevabı olduğunu düşünmenize gerek yok.

Kalıp soruları internetten bulabilir, evde kendinizi hazırlayabilirsiniz. Çünkü size düşünmeniz için çok zaman vermezler. Ne kadar hazır cevap olursanız o kadar iyidir.

Daha iyi olansa, sorulara verecek bir cevabınız olmasıdır. Mesela yetkinlik sorularını ele alalım. O soru ile ilgili daha önce bir tecrübesi olan aday şakır şakır cevap verecektir. Sizse daha önce başıma hiç böyle bir şey gelmedi diyeceksinizdir muhtemelen. Bu durumda diğer aday sizin önünüze geçecek.

Tecrübe edinmek için ise çeşitli kulüplere, derneklere üye olun; hatta bizzat kurucu olun. Çeşitli organizasyonlarda görev üstlenin. Staj yapın, part-time olarak çalışın…, Kısacası eğitiminiz teoride kalmasın, hayata erken atılın.

ik, insan kaynakları, toplantı, el sıkışan insanlar, iş dünyası, iş hayatı, businessman, işadamı

Neden? diye başlayan sorular sizin için bir fırsattır.

Neden burada çalışmak istiyorsun? diye bir soru sorulduğunda “siz çok büyük, başarılı bir şirketsiniz” demek yerine internette araştırma yapıp, “siz sektörde şöyle bir firmasınız, şöyle işler yaptınız, şöyle ödüller aldınız, şöyle insanlar burada çalıyor, bu sene de şöyle ihaleler kazandınız” gibi şirketle ilgili detaylı bilgiler verin.

Neden bu pozisyon? diye bir soru sorulduğunda “kendimizi bu işe uygun görüyorum, bu işi seviyorum” gibi bir cevap vermek yerine işin tanımını yapın. Mesela pazarlamacı olmak istiyorsanız pazarlama ile ilgili kitaplarda okuduğunuz teorik bilgilerden bahsedin. Kendinizin o mesleğe neden uygun olduğunuzu ve o mesleği neden sevdiğinizi, altını doldurarak anlatın. Varsa o işle ilgili o zamana kadar olan tecrübelerinizden bahsedin.

Neden seni seçeyim? tarzı sorular oldukça zordur. Çünkü o işe sizinle hemen hemen aynı eğitimi almış, hatta daha fazlasını yapmış adaylar da başvurmuştur. “Ben en iyisiyim” gibi basit cevaplar size bir şey katmaz. Bu noktada fark yaratan kişi olmalısınız. O işle ilgili yeteneklerinizi, birikimlerinizi ön plana çıkartmalısınız. Okuduğunuz kitaplar, takip ettiğiniz bloglar, katıldığınız yarışmalar, aldığınız ödüller, yaptığınız işler sizi ön plana çıkartır. Mesela mesleki blog yazan pek az kişi vardır. Fark yaratan kişi olmak istiyorsanız bu açığı değerlendirmeniz önerilir… Kısacası bu alandaki her şey sizin yaratıcılığınıza bağlıdır.

Sanırım en sıkıntılı olan kısın ücret kısmı. Az yazsanız beni ucuz gösterir diye korkarsınız, çok yazsanız işverenin gözünü korkutacağınız için korkarsınız. Fiyatı çok yüksek tutmayın, çünkü fark çok fazla olduğunda, işveren, fiyatı düşürdüğünüz zaman sizin alacağınız ücretten mutsuz olacağınızı düşünerek pazarlık yapmayabilir ve görüşme olumsuz sonuçlanır.

En iyisi bir piyasa araştırması yapıp ona göre fiyat belirleyin. O fiyatın biraz üstünde karar kılıp pazarlık payı bırakın. Fiyatı netleştiremediyseniz, kafanızda bir aralık belirleyin. Bu aralığı da kısa tutun. Mesela 1,500-2,000 tl yerine 1,500-1,700 tl arası demeniz daha doğrudur.

Bilmeniz gereken en önemli noktalardan birisi ise kesinlikle maaşı sormayın. Formda sorulmamış ise bile işveren size nasıl olsa ne kadar bir ücret beklediğinizi soracaktır. Bırakın o sorsun.

Bize sormak istediğiniz bir soru var mı? gibi bir soru ile karşılaşabilirsiniz. Bu alanı mümkün olduğunca boş geçmemeye çalışın.

Mülakat Sonrası

Mülakata giren kişi iyi bir insan kaynakları uzmanıysa size kararı bildireceği tarihi söyler. En azından “biz sizi arayacağız” demek yerine “kararımız olumlu olursa sizi şu tarihte ararız, aramazsak bilin ki kararımız olumsuz” der.

Karşınızda iyi bir insan kaynakları uzmanı yoksa ve ilk cümleyi kurmuşsa kararın verileceği tarihi öğrenip bu tarz bir öneriyi siz de getirebilirsiniz.

Mülakattan sonra karar olumsuz da çıkabilir. Yine karşınızdaki iyi bir insan kaynakları uzmanıysa, size neden olumsuz bir karar verdiği ile ilgili bilgi verir. Bu bilgileri dikkatle dinleyip, sonraki görüşmeleriniz için ders çıkartın.

Sonuç

Böylesine uzun bir yazıyı okuyup ders almaya çalışıyorsanız demek ki kendinize ve işinize değer veriyorsunuz. Umarım istediğiniz gibi bir iş bulursunuz.

Sabrınız için teşekkürler, hayatta başarılar.

etiketler: insan kaynakları aşamaları, insan kaynakları işe alım süreçleri, insan kaynakları teknikleri, mülakat teknikleri, mülakat ipuçları, mülakata nasıl hazırlanmalıyız, iş başvurusunda dikkat edilmesi gerekenler, iş görüşmesine giderken neler yapmalıyız, iş görüşmesinde yapılmaması gerekenler, iş başvurusunda dikkat edilmesi gerekenleri